Anestezi…

System Hospital
System Hospital

SYSTEM hastanesinde anestezi hekimleri, ameliyat öncesi hastayı muayene eder. Ameliyata hazırlık için gerekli tetkik ve konsültasyonların tamamlanmasını sağlar. Ameliyat sırasında hastanın yaşamsal fonksiyonlarını sürekli izler ve o hasta için en uygun olan sınırlarda tutmaya çalışırlar. Ameliyat sonrası hastaların genel durumunu, laboratuvar tetkiklerini, hatta beslenme yeterliliklerini takip ederek taburcu olana dek serviste geçirdikleri dönemdeki sorunlara çözüm üretirler.

El cerrahisi geçirecek hastalarda uygulanacak birçok anestezi şekli mevcuttur. Uygulanacak cerrahinin büyüklüğü, süresi, hastanın genel sağlık durumu, hasta-cerrah-anestezist üçlüsünün tercihleri de göz önünde bulundurularak lokal, genel ve bölgesel anestezi seçeneklerinden biri veya kombinasyonları uygulanır.

Lokal Anestezi: Lokal anestezi tipik olarak küçük bir bölgeye (tırnak batması vb.) ya da sadece cerrahi alana (Tetik parmak, küçük, yüzeysel kitle çıkarılması vb.) ağrı duyusunu ortadan kaldıracak lokal anestezik maddenin enjeksiyonudur.

Genel Anestezi: Hastanın ameliyat sırasında tamamen uyutulduğu tekniktir. Anestezi ekibimiz tarafından, özellikle üst uzvu ilgilendiren ameliyatlar sonrası hastaları rahatsız eden ağrının giderilmesi üzerinde, etkisi ve katkısı olmaması nedeniyle, tek başına uygulanması tercih edilmemektedir.

Bölgesel anestezi (Sinir blokları): Özel bir iğne yardımıyla sinirlere yakın bölgelere lokal anestezik madde enjeksiyonu ile vücudun belirli kısımlarının uyuşturulmasıdır.

Aksiller Blok: Brakiyel pleksus, boyun omurlarımızdan çıkan sinir köklerinden oluşan sinirlerin oluşturduğu, birbirleriyle ilişkili sinir ağı sistemidir. Genellikle dirsek, önkol, el bileği, el cerrahisi için iyi bir anestezi sağlar.

Interskalen Blok: Genellikle bu tip bölgesel anestezi tüm üst uzvumuz için özellikle omuz cerrahisi uygulamalarında iyi bir uygulama sağlar. Ağrı duyusunu ortadan kaldıracak lokal anestezik maddenin köprücük kemiği (klavikula) üstündeki alanda skalen grup olarak adlandırılan adalelerin arasından brakiyal pleksusa uygulanmasıdır.

Infraklavikuler Blok: El, el bileği, önkol ve dirsek için yapılacak cerrahilerde iyi bir anestezi sağlar. Ağrı duyusunu ortadan kaldıracak lokal anestezik maddenin köprücük kemiğinin (klavikula) altındaki alandan brakiyal pleksusa uygulanmasıdır.

Bier Blok (riva): Karpal tünel cerrahisi gibi uygulamalarda kullanışlıdır. Anestezi ekibimiz tarafından ameliyat sonrası ağrılara katkısı olmaması, yeterli hasta konforu sağlayamaması nedeniyle tercih edilmemektedir.

Dirsek önü ve el bileği blokları: El ve parmakların turnike gerektirmeyen cerrahilerinde kullanılır. Lokal anestezik ilaçların dirsek önü bölgeden (media ve radyal silahlar için) veya el bileği düzeyinden (median ve ulnar sinirler için) sinirlerin yakınına enjekte edilmesidir.

Rejyonel anestezi niçin seçilmeli?

Bölgesel anestezi uygulamasıyla, vücudunuzun sadece bir kısmının uyuşturulmasının bazı cerrahi uygulamalarda kan pıhtı oluşumunu, kan kaybını azalttığı, daha az bulantı, hızlı derlenme, daha az uyuşturucu (morfin vb. ilaçlar) kullanımı ve özellikle ameliyat sonrası ağrı giderilme kalitesinin yüksekliği gibi avantajları kanıtlanmıştır.

System Hospital

PSİKİYATRİDE ÖNYARGILAR

Stigma tüm dünyada insanların profesyonel ruh sağlığı yardımı almasının önündeki en önemli engeldir.

Damgalanma sorunu değişik şekillerde karşımıza çıkabilir. En çok bir psikiyatri uzmanına giderken kişinin yaşamış olduğu çekince ya da çevreden gelebilecek haksız eleştiri ve değersizleştirmelere maruz kalma endişesi yaşamak şeklinde karşımıza çıkar.

Evet psikiyatride damgalanma sorununun arkasında yeteri kadar bilgi ve eğitim sahibi olmayan insanların geliştirdiği ön yargılar var. Ruh sağlığı ile ilgili destek almayı bir zaafiyet ya da başarısızlık işareti olarak algılamaya eğilimli olduklarından çok şiddetli düzeylere gelene kadar psikiyatrik belirtiler yaşadığında bir uzman yardımı almak için harakete geçememektedir. Bunun ne yazık ki sonuçları kaybolan yıllar, bozulan mesleki, sosyal ve ailevi yaşamlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Diğer branş doktorları hastalarında açıkça tedavi ile düzelebilecek bir psikiyatrik rahatsızlık gördüklerinde eğer ki durum o an çok ağır değilse ya öğüt vermeyi ya da kendileri çok deneyimli olmadıkları bir antidepresan yazıp göndermeyi seçmektedirler. Özellikle sosyoekonomik açıdan güçlü ve iyi eğitimli hastalarının gözüne bakıp ‘bir psikiyatri uzmanına başvurmanız gerekli ’ demekte sıkıntı yaşamakta hastalarının tepkisinden kendileri de çekinmektedir.

Psikiyatride stigma ruh sağlığı yardımı almaktan kaçınmaya yol açar. Ancak daha yaygın olarak orta ve hafif dereceli rahatsızlıkların tedavi edilmemesi ile insan bu sağlıksız yaşama uyum gösterir. Sürekli depresyon ve kaygı ile yaşamak bir süre sonra o insanın tabiri yerinde ise artık kaderi gibi algılanmaya başlanır. Kendi yeteneklerini yaşama çeviremez iş hayatında, aile yaşamında ve insan ilişkilerinde hakettiği yaşam kalitesinden uzaklaşır. Hastalarımızın yüzgüldürücü tedavi yanıtları almasından sonra ‘keşke yıllar önce bir uzmana gitseydim’ diye serzenişte bulundukları durumlar hiç de seyrek değildir.

Aslında sahip olduğumuz herşeyin varlığın, yeteneğin hatta beden sağlığının bile anlamı ruh sağlığından geçer. O yüzden ruh sağlığında korku ve önyargılar demek olan stigma hem bireysel hem de toplumsal düzeyde üzerinde çok çalışılması gereken bir insanlık dramıdır.

YUKARI